AVUSTRALYA’NIN KAHRAMANLARI

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

Ünlü «kaktüs güvesi» (Cactoblastis cactorum), en zararlı un ve kuru yemiÅŸ güveleri’yle aynı ailedendir. Yıllar önce bazı kimseler bir çeÅŸit dikenli Amerika kaktüsünü Avustralya’ya sokmuÅŸlardı. Bu kaktüs inanılmayacak kadar kısa zamanda, kıtanın kurak meralarının milyonlarca dönümünü kaplayıverdi. En sonunda Arjantin 1925te Avustralyalılara 2 750 kaktüs güvesi yumurtası yolladı. Kaktüs yapraklarının üzerine yerleÅŸtirilen bu yumurtalardan çıkan tırtıllar, kaktüs yapraklarının içine gömülerek faaliyete geçtiler. Bundan sonraki yıllarda da milyonlarca kaktüs güvesi yumurtası Avustralya’ya geldi ve bunların tırtılları zararlı kaktüsleri kısa zamanda ortadan yok ettiler.

Zararlı Güveler

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

Tabiat bilginleri, yukka güvesi gibi tek tük birkaç istisnanın dışında, yalnız menfaatleri insanlarınkiyle çatışan güveleri tetkik konusu etmişlerdir. Bunların başında, üyeleri, kürk, tüy ve yün gibi. ölü hayvansal maddeleri yiyen «Tineidae» ailesi gelir. Aynı ailenin fongüsler ve çürüyen bitkilerle beslenen üyeleri die vardır.
Giyim ve kürk güveleri evlerimizde dolaplarımıza ve kilerlerimize girerek, yumurtalarını yumurtlamak üzere elbiselerimizi, kürklerimizi, tüylü ÅŸapkalarımızı ve yünlü kumaÅŸlarımızı bulurlar. Tıklım tıklım dolu elbise dolapları, divanlar, yastıklar ve möble döşemeleri güvelerin çoÄŸalması için ideal köşelerdir. Fakat bu zararlı yaratıklar, bunların yokluÄŸunda, doldurulmuÅŸ hayvanlar, postlar ve benzeri eÅŸyayla da yetinirler. Asıl zarara sebep olan, kelebekler deÄŸil, koyu renkli kafalı, beyazımsı tırtıllarıdır. Bunlar, güçlü çeneleriyle tat maÅŸları ve kürkleri tahrip eder ve kemirdikleri kumaÅŸ parçacıktan ve iplik lifleriyle, içerisinde yaÅŸadıkları ve sonra sarımsı birer pupa oldukları torbama barınaklar bina ederler. Emici hortumu körelmiÅŸ ergin kelebeklerin tek vazifesi soyu devam ettirmektir. Güveler sıcak mevsimde geceleri kaynaşırlar. Arada açık havaya da çıkar ve oradan baÅŸka binalara girerler. Kış mevsiminde dahi ısıtılmış odalarda tek tuk güvelere rast gelinir. Görülen güveler, zoolojik yönden, bir deÄŸil, birkaç türün üyesidir. Bunların arasında, dibinde koyu kahverengiye dönen ve uçlarında küçük bir gri lekesi bulunan sarımsı-beyaz kanatlı halı güvelerini (Trichophaga tapetiella), her ikisinin de kahvemsi - sarı ön kanatları olan birbirine benzer kürk güveleri’yle (Tinea pellionella) giyim güveleri’ni (Tineola biselliella) sayabiliriz.
Bilhassa giyim güveleri’nin bazı yerlerde daha çok diÅŸi oldukları görülmüş ve bundan, bu türlerde de dölleniÅŸiz çoÄŸalmanın olageldiÄŸi sonucu çıkarılmıştır. Avrupa ile Ame-rika’daki giyim güveleri yılda iki parti yavru çıkarırlar.
Birkaç aileye giren yaprak oyucuları madenî renklerde, pırıl pırıl güvelerdir. Tırtılları hemen bütün ağaçların ve çalıların yapraklarıyle dallarına saldırırlar. Bazı çam iğnelerini oyan güve (Coleophora laricella) ve gül yaprağı oyucusu (Nepticula centifoliella) bunlardan ikisidir.
Aynı derecede parlak renkli olmayan yaprak - yuvarlayıcıları’nın, aÄŸaçların yapraklarını, meyvalarını ve fındık, fıstık gibi yemiÅŸlerini yiyerek insanı büyük zarara sokan pembe, san ve yeÅŸil renkte ufak tırtılları vardır. DoÄŸu ÅŸeftali güvesi, üzüm güvesi v.s. gibi zararlı türler bu gruptandır.
Birçok güveler de un, makarna, erişte, kuru üzüm v.s. gibi kuru yiyeceklerimizle beslenirler. Un güvesi (Ephestia kuhniella) bunlardandır.

YUKKA GÜVESİ -FAYDALI BİR BAHÇIVAN

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

Uzun sapı ve ağır kokulu çiçekleri olan yukka veya İspanyol süngüsü, BirleÅŸik Amerika’nın güney batısının kırları ile bahçelerinde en çok rastlanılan bir bitkidir. Bunun çiçekleri silkilince, ufak ve soluk renkli birkaç güvenin düşerek hedefsiz olarak kanat çırpmaya baÅŸladıkları görülür.
Yukka güvesi (Pronuba yuccasella), âdetleri bakımından ailesinin öbür üyelerinden farklıdır. Dişisi, çiçeğin pollenini ağzına toplayarak yukka çiçeğinin stigma veya tepeciğinin üzerine itina ile yerleştirir, böylece yavrularına tohum garantilemiş olur. Sonra yumurtalarını çiçeğin yumurtalığının içine yumurtlar. Tırtıllar tohumlarla beslenir, fakat hepsini tüketmeyerek çiçeğin üremesine meydan bırakırlar.

EN KÜÇÜK GECE KELEBEKLERİ GÜVELER veya öbür adlarıyla MİKRO’LAR

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

PULKANATLILAR (Lepidoptera), bilim dışı amaçlar için iki gruba bölünebilir. Birinci gruba, gündüzleri çiçeklerin üzerinde uçan, geceleri de pencerelerimize gelen genellikle büyük, güzel ve gösterişli yaratıkları alırız. Giyim güveleri ve bütün öbür ufak, donuk renkli, gösterişsiz ve tüylü kanatlılar ikinci gruba girerler.
Tabiat bilginleri güvelere omicrolepidoptera» adını takmış ve bunu «mikro» olarak kısaltmışlardır. Bu grupta en azından yetmiş aile vardır. Sayısı binlere yükselen türlerin birçoğu henüz tesbit edilememiştir.
Mikro’ların veya öbür adlarıyie güvelerin hepsi, akÅŸamlan ve geceleri faal olan kelebeklerdir. Gündüzleri ancak rahatsız edilince, meselâ dolapta asılı kalmış paltonuzu silkelediÄŸiniz zaman uçarlar. En ufaklarının uzunluÄŸu S milimetre, en irilerinin açılmış kanatlarının eni 2,5 santimdir.
Güvelerin uzun, dar ve çok kere uçlarına doğru incelmiş kanatları vardır. Görünürde donuk olan bu kanatların, aslında madenî pırıltılı benekler ve çiçeklerle süslü oldukları, büyüteçle bakılınca meydana çıkar. Bu kanatların kenarları, saçak gibi tüylerle kaplıdır. Tüylerden maksat, kanatların yüzeyini genişletmek, böylelikle yük taşıma güçlerini artırmaktır. Güvelerin kafası ve gövdesi sık tüyler ve pullarla kaplıdır. Kafanın üzerinde iki ipliksi duyarga ile sağda ve solda tüylerin arasında bir çift iri ve koyu renkli göz dikkati çeker. Ender olarak eksik olan ufak, basit gözler kılların altında gizlidir.

ŞEFTALİ - AĞACI OYUCUSU

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

(Conopia exitiosa)

«Şeftali - aÄŸacı oyucusu» nun Amerika’da bir yılda 6 milyon dolarlık zarara sebep olduÄŸu hesaplanmıştır. Türün erginleri, açılmış kanatlarının eni 2,5 santim kadar olan güzel, küçük kelebeklerdir. Erkeklerde kanatlar saydam, fakat mavi kenarlı ve mavi damarlıdır. Mavi renkli vücudun her bir bölütü ince beyaz ve sarı çizgilerle kendinden sonrakilerden ayrılmıştır. DiÅŸide yalnız arka kanatlar saydamdır. Ön kanatları ve karnı çelik mavisi, yalnız karnın dördüncü bölütü canlı bir turuncu kırmızıdır.
Dişi 400 - 500 yumurtasını, seçtiği ağaçların kabuğundaki yarıklann içine yerleştirir. Tırtıllar kabuğun hemen altında tüneller kazar ve karınlarını doyururlar. Faaliyetlerinin belirtisi, odunun içinden sızan ve sertleşerek sakız olan özdür.

KABAK - ASMASI OYUCUSU

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

(Melittia satyrîniformis)

«Kabak - asması oyucusu» madenî yeşil ön kanatları, saydam arka kanatları, kırmızı kanatlan ve siyahla çerçeveli kırmızı bacaklanyle en güzel zararlı kelebeklerden biridir. Yiyecek olarak kabağı ve balkabağını tercih eder. Küçük tırtıl asma sapının içinde kendine bir tünel açar ve sapı takip ederek bunun içindeki körpe dokuyla beslenir. Bitkinin uğradığı zarar, yapraklarının solumasından bellidir. 2,5 santimlik bir uzunluğa erişen tırtıl bitkiyi terkederek toprağın içine girer ve orada kendine toprakla karışık kaba bir koza örer. Kelebekler ertesi yaza ortaya çıkarlar. Bu tür kuzeyde yılda bir tek parti, güneyde ise iki parti yavru çıkarır.

EŞEK ARISI KELEBEĞİ

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

(Aegeria apiformis)

»Eşek arısı kelebeği» nin kafası sarı, göğsü koyu kahverengi, aynı renkteki karnı limon sarısı desenlerle süslüdür. Yeni kelebeklerde kanatlar henüz camımsı değildir, fakat kahvemsi pulları çok çabuk döküldüğünden, uçuşunda, rüzgârın, pullarını dökmesiyle saydam kanatlı olarak kalır.
EÅŸek arası kelebeÄŸi’ne mayıs sonu ile temmuz sonu arasında rastlanır. Gündüzün aÄŸaç gövdelerinin üzerinde dinlenir, ya da eÅŸek arısı gibi vızıldayarak uçar. Yumurtalarını genç kavaklann üzerine yumurtlar. Yumurtadan çıkan kahverengi kafalı, çıplak ve beyaz tırtıl aÄŸacın gövdesini oymaya baÅŸlar ve kendine yukarıya doÄŸru 20 santim uzunluÄŸunda bir tünel açar. Bundan sonra, buradan aÄŸacın yüzeyine doÄŸru bir yan tünel kazımaya giriÅŸir. Bu çok uzun süren bir iÅŸtir. İkinci kışın sonunda yan tünelin sonuna varan tırtıl, ilkbaharda burada, tahta parçacıklarından bir barınağın içinde pupa olur.

ARIYA veya SİNEĞE BENZEYEN SAYDAM -KANATLI KELEBEKLER

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

AEGERİİDAE» ailesinin ufak ve güzel kelebekleri, arılara, eÅŸek arıları’na ve sineklere benzerler. İnce kanatlan çok kere saydamdır, bacakları ile karınları ise parlak kırmızı, sarı, mavi veya siyah pullarla süslüdür. Bu kelebekler gündüzün vızıldayarak uçar ve bu halleriyle hiddetli bir eÅŸek arısı’na o kadar benzerler ki, insanı bayağı ürkütürler. Bu da, türün korunması amacını güden mimikti veya benzerlik örneklerinden biridir. Saydam - kanatlı kelebekler’in tırtılları bitkileri oyarak beslenirler. Bazı türler otlu bitkilerin lezzetli dokularını tercih eder, baÅŸkaları aÄŸaçlarla çalıların daha sert odununa saldırırlar. Türlerin çoÄŸu, ekonomik yönden faydalı bitkilere dadandığından aile çoÄŸunlukla zararlı sayılır.

PTEROFORİD’LER

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

ZARİF pteroforid türlerinden biri olan kar gibi beyaz «Aciptilia pentadactyla» nın yarılmış, dar kanatları, bir sürü tüyümsü kıllı parçalardan meydana gelir. Bu parçaların sayısı ön kanatlarda iki, arka kanatlarda beş tane olarak tesbit edilmiştir.

ALAY HALİNDE YÜRÜYEN TIRTILLAR ve KELEBEKLERİ

Ekim 11th, 2007 by ozlem0409

BÜTÜN Avrupa’da yaygın alay halinde yürüyen tırtılların, kelebekleri, emici hortumları körelmiÅŸ olan oldukça ufak ve gösteriÅŸsiz yaratıklardır. Görünüş bakımından evcil ipek böceÄŸi kelebekleri’ne az çok benzerler. Duyargalar özellikle erkeklerde çift sıra halinde taraklıdır. Tombul ve kıllı vücudun arkasında kalın bir kıl kümesi bulunur.
Bu kelebekler’in meÅŸelere dadanan türü (Thaumetopoea processionea) aÄŸustos veya eylülde 200 beyazımsı yumurtasını küme halinde meÅŸe aÄŸaçlarının üzerine yumurtlar. Ertesi ilkbahara çıkan uzun kıllı tırtıllara elle dokunmamak gerekir. Zehirli olan bu tırtılların, aÄŸaçların üzerinde uzun taburlar halinde ilerlemek gibi hayret verici bir âdetleri vardır. Önde bir tek tırtıl yürür, onun hemen arkasından iki tırtıl gelir, taburun bundan sonraki bölütü üç veya dört tırtıldan meydana gelir, bundan sonraki bölütler de bir o kadar tırtık içine alır. Böylece, birbirine deÄŸen uzun bir tırtıl zinciri meydana gelmiÅŸ olur. Öndeki tırtıl bir kazaya uÄŸradığı takdirde, ondan sonra gelen baÅŸa geçer.
Bu kelebeklerin çamlara dadanan bir akraba türü (Thaumetopoea pinivora) Kuzey Avrupa’da yaÅŸar.